"acquitting" en Turkish
Definición
Bir mahkemede bir kişiyi suçsuz bulmak ve tüm suçlamalardan resmen aklamak.
Notas de Uso (Turkish)
Resmî ve hukuki bir terimdir, genellikle cezai davalarda kullanılır. Çoğunlukla pasif şekilde 'He was acquitted.' gibi kullanılır. Küçük hatalar için değil, suç davaları için geçerlidir. 'Pardon' veya 'forgive' ile karıştırmayın.
Ejemplos
The jury is acquitting the defendant of all charges.
Jüri sanığı tüm suçlamalardan **beraat ettiriyor**.
They are acquitting him due to lack of evidence.
Delil yetersizliğinden dolayı onu **beraat ettiriyorlar**.
The court is acquitting her after a long trial.
Mahkeme uzun bir davadan sonra onu **beraat ettiriyor**.
After seeing all the facts, the judge ended up acquitting the accused.
Tüm gerçekleri gördükten sonra, hakim sonunda sanığı **beraat ettirdi**.
Nobody expected the jury would end up acquitting him.
Hiç kimse jürinin sonunda onu **beraat ettireceğini** beklemiyordu.
The story in the news was about the judge acquitting a famous celebrity.
Haberde, hakimin ünlü bir ünlüyü **beraat ettirdiği** anlatılıyordu.