"acquittal" en Turkish
Definición
Bir kişinin suçsuz olduğuna mahkeme tarafından resmi olarak karar verilmesi.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi ve hukuki bir terimdir, genellikle duruşma sonrası kullanılır. 'beraat' ile 'af' veya 'davanın düşmesi' karıştırılmamalıdır. 'win an acquittal' ifadesi beraat etmeyi anlatır.
Ejemplos
The jury returned an acquittal after a short deliberation.
Jüri kısa bir müzakerenin ardından **beraat** kararı verdi.
He celebrated his acquittal with his family.
**Beraatini** ailesiyle kutladı.
The lawyer fought hard for his client's acquittal.
Avukat, müvekkilinin **beraatı** için çok uğraştı.
Public reaction to the acquittal was mixed, with some people protesting outside the court.
**Beraat**a verilen kamuoyu tepkisi karışıktı, bazı kişiler mahkeme dışında protesto etti.
Winning an acquittal doesn’t always mean the end of public suspicion.
**Beraat** kazanmak, her zaman kamuoyunun şüphesinin sona erdiği anlamına gelmez.
After months in court, his surprise acquittal made headlines.
Aylar süren mahkemeden sonra, beklenmeyen **beraat** manşet oldu.