¡Escribe cualquier palabra!

"abdicate" en Turkish

tahttan çekilmekferagat etmek

Definición

Özellikle kral veya kraliçelerin tahtı bırakması gibi, güç veya sorumluluğu resmen terk etmektir.

Notas de Uso (Turkish)

Çoğunlukla kraliyet ve tarihsel olaylarda görülür. Sıradan iş bırakmak için değil; çok ciddi veya sembolik görevler bırakılırken kullanılır.

Ejemplos

The king decided to abdicate the throne.

Kral, tahtı **bırakmaya** karar verdi.

If you abdicate your responsibility, someone else must take over.

Sorumluluğunuzu **bırakırsanız**, başka birisi devralmak zorunda kalır.

A queen can abdicate for personal reasons.

Bir kraliçe kişisel nedenlerle **tahttan çekilebilir**.

He refused to abdicate his role as team leader, even when things got tough.

Her şey zorlaştığında bile takım liderliği görevinden **vazgeçmeyi** reddetti.

After years of pressure, the president finally agreed to abdicate power.

Yıllar süren baskıdan sonra, başkan sonunda yetkiyi **bırakmayı** kabul etti.

You can't just abdicate when things don’t go your way.

İşler istediğin gibi gitmezse hemen **bırakamazsın**.