"a force to be reckoned with" en Turkish
Definición
Gücü veya etkisiyle göz ardı edilemeyecek kadar önemli kişi, grup veya kuruluş anlamına gelir.
Notas de Uso (Turkish)
Bu deyim resmi veya etkileyici bir şekilde övgü için kullanılır. Takımlar, firmalar veya bireylerin gücü ve etkisini vurgular. Fiziksel güç anlamında değildir.
Ejemplos
The new basketball team is a force to be reckoned with.
Yeni basketbol takımı **dikkate alınması gereken bir güç** oldu.
This company has become a force to be reckoned with in the industry.
Bu şirket sektörde artık **dikkate alınması gereken bir güç** haline geldi.
Her ideas make her a force to be reckoned with at work.
Fikirleri onu iş yerinde **dikkate alınması gereken bir güç** haline getiriyor.
With their recent wins, they're definitely a force to be reckoned with this season.
Son galibiyetlerle bu sezon kesinlikle **dikkate alınması gereken bir güç** oldular.
You can tell from her confidence that she's a force to be reckoned with.
Onun özgüveninden **dikkate alınması gereken bir güç** olduğu anlaşılıyor.
Social media is now a force to be reckoned with in politics.
Sosyal medya artık siyasette **dikkate alınması gereken bir güç**.