Type any word!

"stranded" in Turkish

mahsur kalmış

Definition

Bir yere gidememek, genellikle ulaşım, yardım veya kaynak eksikliği nedeniyle orada kalmak zorunda olmak.

Usage Notes (Turkish)

İnsanlar ve araçlar için kullanılır; genellikle beklenmedik sorunlarda ('havaalanında mahsur kalmak'). Bilerek beklemede kullanılmaz.

Examples

The boat was stranded on the beach.

Tekne sahilde **mahsur kalmıştı**.

We were stranded without money in a small town.

Küçük bir kasabada parasız **mahsur kaldık**.

He felt stranded after missing the last bus.

Son otobüsü kaçırınca kendini **mahsur kalmış** hissetti.

During the storm, many travelers got stranded at the airport.

Fırtına sırasında birçok yolcu havaalanında **mahsur kaldı**.

My car broke down and I was stranded on the highway all night.

Arabam bozuldu ve gece boyunca otoyolda **mahsur kaldım**.

If you don’t take a map, you might get stranded in the forest.

Harita almazsan ormanda **mahsur kalabilirsin**.