"jib" in Turkish
Definition
Yelkenli teknelerde öne yerleştirilen üçgen yelken ya da vinçlerdeki dışarıya uzanan kol.
Usage Notes (Turkish)
Terim, çoğunlukla denizcilik veya mühendislikte geçer. Yelkenlide 'flok' sadece ön yelkendir; vinçte ise dışarıya uzanan kolu tanımlar. 'Jibe' (görüşün uyması veya manevra) ile karıştırmayın.
Examples
The sailor raised the jib to catch more wind.
Denizci daha fazla rüzgar yakalamak için **flok**u kaldırdı.
The crane's jib extended over the building site.
Vinçin **bom**u inşaat alanının üzerine uzanıyordu.
Please check if the jib is secure before we start.
Başlamadan önce lütfen **flok**un sağlam olduğundan emin olun.
They replaced the torn jib after the storm last night.
Onlar, dün geceki fırtınadan sonra yırtılan **flok**u değiştirdiler.
He watched as the crane's jib slowly lifted the heavy beams.
O, vinçin **bom**unun ağır kirişleri yavaşça kaldırmasını izledi.
If the wind shifts, we might have to adjust the jib quickly.
Rüzgar değişirse, **flok**u hızlıca ayarlamamız gerekebilir.