"interviewee" in Turkish
Definition
Bir mülakatta veya ankette soruları yanıtlayan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
İş dünyası, gazetecilik ve akademik ortamlarda resmi olarak kullanılır. Cinsiyet ayrımı yoktur; zıttı 'interviewer' (soru soran kişi)dir.
Examples
The interviewee waited nervously for her turn.
**Görüşülen kişi** sırasını gerginlikle bekledi.
Each interviewee should bring an ID to the interview.
Her **görüşülen kişi** mülakata kimlik getirmelidir.
The company interviewed three interviewees for the job.
Şirket, iş için üç **görüşülen kişi** ile mülakat yaptı.
As an interviewee, it helps to prepare answers to common questions.
**Görüşülen kişi** olarak, sık sorulan sorulara cevap hazırlamak faydalı olur.
The interviewee gave thoughtful and detailed answers during the meeting.
Toplantı sırasında **görüşülen kişi** düşünceli ve ayrıntılı yanıtlar verdi.
Being an interviewee can be stressful, but staying calm makes a difference.
**Görüşülen kişi** olmak stresli olabilir, ama sakin kalmak fark yaratır.