"decelerating" in Turkish
Definition
Bir şeyin hızının azalması veya daha yavaş hareket etmesi. Genellikle araçlar veya büyüme için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Yavaşlamak' genelde teknik, bilimsel veya ekonomik alanlarda geçer. Günlük konuşmada 'hızını azaltmak' daha yaygındır.
Examples
The car is decelerating as it approaches the red light.
Araba, kırmızı ışığa yaklaşırken **yavaşlıyor**.
The train started decelerating before entering the station.
Tren istasyona girmeden önce **yavaşlamaya başladı**.
He noticed his bike was decelerating going uphill.
Yokuş yukarı çıkarken bisikletinin **yavaşladığını** fark etti.
The company’s growth has been decelerating over the last year.
Şirketin büyümesi geçen yıl içinde **yavaşladı**.
I could feel the airplane decelerating as we prepared to land.
İnişe hazırlanırken uçağın **yavaşladığını** hissedebiliyordum.
Traffic is decelerating quickly because of the accident ahead.
Kazadan dolayı öndeki trafik hızla **yavaşlıyor**.