"consensus" in Turkish
Definition
Bir grup insan arasında genel bir fikir birliği veya ortak anlaşma.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve profesyonel ortamlarda kullanılır; 'uzlaşmaya varmak' gibi ifadelerle sık görülür. Küçük veya bireysel anlaşmalar için kullanılmaz.
Examples
After a long meeting, the team reached a consensus.
Uzun bir toplantıdan sonra ekip **uzlaşmaya** vardı.
There was a consensus that the project needed more time.
Projenin daha fazla zamana ihtiyacı olduğunda **fikir birliği** vardı.
We could not reach a consensus on where to go for lunch.
Öğle yemeğine nereye gideceğimiz konusunda **uzlaşma** sağlayamadık.
It's rare to get full consensus in a big group, but we did our best.
Büyük bir grupta tam **uzlaşmayı** sağlamak nadirdir ama elimizden geleni yaptık.
The government claimed there was a broad consensus on the new law.
Hükümet, yeni yasa hakkında geniş bir **fikir birliği** olduğunu iddia etti.
Although opinions differed, we finally found some consensus and moved forward.
Fikirler farklı olsa da sonunda biraz **uzlaşma** bulup ilerledik.