"compunction" in Turkish
Definition
Yanlış bir şey yaptıktan sonra hissedilen derin suçluluk veya pişmanlık duygusu; hatalı bir davranış nedeniyle hissedilen vicdani rahatsızlık.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve edebî kullanımlarda geçer, günlük konuşmada nadirdir. Daha çok 'hissetmek', 'göstermek' gibi fiillerle birlikte kullanılır.
Examples
He felt compunction after lying to his friend.
Arkadaşına yalan söyledikten sonra **vicdan azabı** duydu.
She took the money without compunction.
Parayı hiçbir **vicdan azabı** duymadan aldı.
Acts of cruelty are sometimes done without compunction.
Zalimce eylemler bazen hiçbir **vicdan azabı** duyulmadan yapılır.
He had no compunction about skipping the meeting.
Toplantıya gelmemek konusunda hiç **vicdan azabı** duymadı.
She apologized with genuine compunction in her voice.
Sesinde gerçek bir **vicdan azabı** ile özür diledi.
Even after the prank, he showed no signs of compunction.
Şakadan sonra bile hiçbir **vicdan azabı** göstermedi.