"stack the deck" in Turkish
Definition
Sonucun kendi lehine olacak şekilde kuralları gizlice değiştirmek veya bir durumu hileyle yönlendirmek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve gayriresmî bir deyimdir, doğrudan kartlarla ilgili değildir; haksızca avantaj sağlama durumunda kullanılır.
Examples
It's not fair to stack the deck before the game starts.
Oyun başlamadan önce **hile yapmak** adil değildir.
He tried to stack the deck in his favor by changing the rules.
Kuralları değiştirerek işi kendi lehine **hile yapmak** istedi.
If you stack the deck, no one will want to play with you.
Eğer **hile yaparsan**, kimse seninle oynamak istemez.
The results were suspicious—they probably stacked the deck somehow.
Sonuçlar şüpheliydi—muhtemelen bir şekilde **hile yaptılar**.
Whenever there's big money involved, someone tries to stack the deck.
Büyük para işin içindeyse biri mutlaka **hile yapmaya** çalışır.
She felt like life had stacked the deck against her from the start.
Hayatın başından beri **işi kendi aleyhine çevirdiğini** düşünüyor.