যেকোনো শব্দ লিখুন!

"live up to your side of the bargain" in Turkish

anlaşmanın kendi payına düşen kısmını yerine getirmek

Definition

Bir anlaşma veya pazarlık kapsamında üzerine düşeni yapmak, verilen sözü tutmak.

Usage Notes (Turkish)

Hem resmi hem de gayriresmi ortamlarda kullanılır. Anlaşmalarda karşılıklı yükümlülükleri yerine getirmeyi vurgular. Yerine getirilmezse güven azalır. Benzer ifadeler: 'sözünü tutmak'.

Examples

If you live up to your side of the bargain, I'll help you move on Saturday.

Eğer **anlaşmanın kendi payına düşen kısmını yerine getirirsen**, cumartesi taşınmana yardım ederim.

He didn't live up to his side of the bargain, so the deal fell through.

O, **anlaşmanın kendi payına düşen kısmını yerine getirmedi**, bu yüzden anlaşma bozuldu.

Everyone must live up to their side of the bargain in this project.

Bu projede herkes **anlaşmanın kendi payına düşen kısmını yerine getirmelidir**.

You can trust me—I always live up to my side of the bargain.

Bana güvenebilirsin—her zaman **anlaşmanın kendi payıma düşen kısmını yerine getiririm**.

When someone doesn't live up to their side of the bargain, it ruins relationships.

Birisi **anlaşmanın kendi payına düşen kısmını yerine getirmezse**, ilişkiler bozulur.

We agreed to share the chores, but you're not living up to your side of the bargain.

Ev işlerini paylaşmaya karar vermiştik ama sen **anlaşmanın kendi payına düşen kısmını yerine getirmiyorsun**.