"impeding" in Turkish
Definition
Bir şeyin ya da birinin ilerlemesini durduran veya yavaşlatan.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve akademik metinlerde kullanılır. 'impeding progress', 'impeding traffic' gibi ifadelerde geçer. İnsanlara doğrudan yönelik olarak kullanılmaz.
Examples
The large truck was impeding the traffic.
Büyük kamyon trafiği **engel oluyordu**.
Heavy rain is impeding the construction work.
Şiddetli yağmur inşaat çalışmalarını **aksatıyor**.
The noise was impeding my concentration.
Gürültü, dikkatimizi **engel oluyordu**.
Nothing should be impeding your ability to finish this project on time.
Bu projeyi zamanında bitirmeni **engelleyecek** hiçbir şey olmamalı.
The new rules are impeding scientific innovation rather than helping it.
Yeni kurallar, bilimsel yeniliğe yardımcı olmak yerine **engel oluyor**.
"Are these delays impeding the launch?" she asked with concern.
"Bu gecikmeler lansmanı **aksatıyor mu?" diye endişeyle sordu.