"hyperbole" in Turkish
Definition
Bir şeyi abartılı şekilde, olduğundan fazla göstererek anlatma biçimidir; kelimesi kelimesine alınmamalıdır.
Usage Notes (Turkish)
Edebiyatta, günlük konuşmada ve reklamlarda sıkça kullanılır. 'Açlıktan öleceğim' veya 'Milyon kere söyledim' gibi ifadeler abartıya örnektir. 'Metafor' veya 'alaycılık' ile karıştırmayınız.
Examples
That's just hyperbole; he doesn't really have a mountain of homework.
Bu sadece **abartı**; gerçekten o kadar çok ödevi yok.
Writers often use hyperbole to make their stories more interesting.
Yazarlar hikâyelerini ilginçleştirmek için sıkça **abartı** kullanır.
Saying you waited forever is a hyperbole.
'Sonsuza kadar bekledim' demek bir **abartı**dır.
My backpack weighs a ton—obviously that's hyperbole.
Sırt çantam bir ton ağırlığında—bu açıkça bir **abartı**.
It’s hyperbole when someone says, "I could eat a horse."
Birisi 'Bir at yiyebilirim' diyorsa, bu bir **abartı**dır.
Don't take his threats seriously—it's just hyperbole to get attention.
Onun tehditlerini ciddiye alma—sadece dikkat çekmek için **abartı** yapıyor.