"find out the hard way" in Turkish
Definition
Bir şeyi sadece kendin kötü bir deneyim yaşadıktan sonra öğrenmek. Genellikle bir hata yaptıktan sonra öğrenmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan durumlarda kullanılır ve sadece kişinin kendi yaşadığı kötü deneyimlerden sonra öğrenilene vurgu yapar. Başkasının hatasından öğrenirken kullanılmaz.
Examples
He found out the hard way that the stove was hot.
Ocağın sıcak olduğunu **acı şekilde öğrendi**.
I found out the hard way that you shouldn't touch electric wires.
Elektrik tellerine dokunulmaması gerektiğini **zor yoldan öğrendim**.
We found out the hard way that hiking at night is dangerous.
Geceleri yürüyüş yapmanın tehlikeli olduğunu **acı şekilde öğrendik**.
You never lock your bike? You'll find out the hard way if you're not careful.
Bisikletini hiç kilitlemiyor musun? Dikkat etmezsen **acı şekilde öğrenirsin**.
Some things you just have to find out the hard way.
Bazı şeyleri ancak **acı şekilde öğrenirsin**.
I told him, but he had to find out the hard way.
Ona söyledim ama kendisi **acı şekilde öğrenmek zorunda kaldı**.