যেকোনো শব্দ লিখুন!

"existential" in Turkish

varoluşsal

Definition

Varoluş, hayatın anlamı ve kimlik gibi konularla ilgili; genellikle felsefi tartışmalarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Özellikle 'existential crisis', 'existential threat' gibi ifadelerde ve felsefi tartışmalarda sıkça geçer; gündelik konuşmada nadir kullanılır.

Examples

Some people have existential questions about the meaning of life.

Bazı insanlar hayatın anlamı hakkında **varoluşsal** sorulara sahiptir.

The philosopher wrote about existential fears.

Filozof, **varoluşsal** korkular hakkında yazdı.

Climate change is considered an existential threat to humanity.

İklim değişikliği, insanlık için **varoluşsal** bir tehdit olarak kabul edilir.

After losing his job, he went through an existential crisis.

İşini kaybettikten sonra **varoluşsal** bir kriz yaşadı.

The movie explores existential struggles faced by the main character.

Film, ana karakterin yaşadığı **varoluşsal** mücadeleleri işler.

He was awake all night, stuck in existential thoughts about his future.

Tüm gece uyuyamadı, gelecekle ilgili **varoluşsal** düşüncelerle meşguldü.