যেকোনো শব্দ লিখুন!

"cajoling" in Turkish

tatlı dille ikna etmepohpohlama

Definition

Birini tatlı sözler, iltifatlar veya hafif ısrarlarla bir şeyi yapmaya ikna etmeye çalışmak.

Usage Notes (Turkish)

Genelde samimi, gayri resmi ortamlarda kullanılır; bazen ufak bir yönlendirme, sürekli tatlı dille ısrar etme ve iltifat içerir. 'coercing' (zorlama) veya 'begging' (yalvarma) ile karıştırmayın.

Examples

She kept cajoling her friend to try the new restaurant.

Arkadaşını yeni restorana gitmek için sürekli **tatlı dille ikna etmeye** çalıştı.

His cajoling finally convinced his parents to let him go.

Onun **tatlı dille ikna etmesi** sonunda ailesini razı etti.

They used cajoling and jokes to cheer him up.

Onlar onu neşelendirmek için **tatlı dille ikna** ve şakalar kullandılar.

No amount of cajoling could make him change his mind.

Ne kadar **tatlı dille ikna etmeye** çalışsalar da fikrini değiştirmedi.

She managed to get a discount by cajoling the shopkeeper.

Dükkan sahibini **tatlı dille ikna ederek** indirim almayı başardı.

After much cajoling, he finally agreed to come to the party.

Çok fazla **tatlı dille ikna etme**den sonra sonunda partiye gelmeye razı oldu.