যেকোনো শব্দ লিখুন!

"bails" in Turkish

kefaletsıvışmak (argo)

Definition

‘Bails’, birinin geçici olarak hapisten çıkması için ödenen para anlamına gelir. Argo olarak ani biçimde ortamı terk etmek ya da kaçmak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Kefalet’ yasal ortamlarda geçerlidir; argo olan ‘sıvışmak’ ise daha çok Amerikan İngilizcesinde, ortadan kaybolmak anlamında kullanılır. ‘bale’ ya da ‘bail out’ ile karıştırmayın.

Examples

Several bails were set for the suspects after their arrest.

Şüphelilerin tutuklanmasından sonra birkaç **kefalet** belirlendi.

He always bails when it's time to clean up.

Temizlik zamanı gelince o hep **sıvışır**.

The judge set high bails for the serious crimes.

Hakim, ciddi suçlar için yüksek **kefaletler** belirledi.

Whenever things get awkward, she just bails without saying goodbye.

Ortam garipleşince, o doğrudan **sıvışır** ve veda etmez.

He promised to help move, but of course, he bails at the last minute.

Taşınmaya yardım edeceğine söz verdi ama elbette son dakikada yine **sıvıştı**.

All my friends bail when it's time to pay the bill.

Hesap ödeme zamanı gelince tüm arkadaşlarım **sıvışır**.