"a bull in a china shop" in Turkish
Definition
Çok sakar, dikkatsiz ve kırılgan durumlarda zarara yol açabilen kişiyi anlatan bir deyimdir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada esprili biçimde söylenir. Gerçek anlamda boğa değildir; biri fiziksel veya konuşma olarak kaba, sakar davrandığında denir.
Examples
Tom is like a bull in a china shop when he cleans the house.
Tom evi temizlerken adeta **kuluçka dükkanında boğa** gibi.
Be careful—with your big backpack, you’ll be a bull in a china shop.
Dikkat et—bu büyük sırt çantasıyla **kuluçka dükkanında boğa** olabilirsin.
If you’re nervous, you might act like a bull in a china shop.
Eğer gerginsen, **kuluçka dükkanında boğa** gibi davranabilirsin.
Give Mark anything fragile and he turns into a bull in a china shop.
Mark’a kırılacak bir şey ver, hemen **kuluçka dükkanında boğa** oluyor.
She barged into the meeting like a bull in a china shop, interrupting everyone.
Toplantıya **kuluçka dükkanında boğa** gibi dalıp herkesi böldü.
Honestly, I felt like a bull in a china shop at that fancy restaurant.
Açıkçası, o şık restoranda kendimi **kuluçka dükkanında boğa** gibi hissettim.