"zone" بـTurkish
التعريف
Bölge, özel bir amaç, özellik veya kurala sahip bir alandır. Hem fiziksel hem de soyut bir alanı ifade edebilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Okul bölgesi', 'zaman dilimi', 'tehlike bölgesi', 'konfor alanı' gibi birleşik ifadelerde sık geçer. 'Area'dan daha belirgin sınır ve işlevi vurgular. 'In the zone' odaklanmış olmak demektir.
أمثلة
This is a no-parking zone.
Burası park yasağı olan bir **bölge**.
We live in a quiet zone near the park.
Parkın yakınında sessiz bir **bölgede** yaşıyoruz.
Japan is in a different time zone.
Japonya farklı bir zaman **bölgesinde**.
I don't want to leave my comfort zone, but I know I should try.
Konfor **alanımdan** çıkmak istemiyorum ama denemem gerektiğini biliyorum.
Once she starts painting, she's really in the zone.
O resim yapmaya başladığında tam anlamıyla **bölge**sine giriyor.
That part of town can be a danger zone at night.
Şehrin o kısmı gece tehlikeli bir **bölge** olabiliyor.