"yatter" بـTurkish
التعريف
Önemsiz şeyler hakkında uzun uzadıya konuşmak veya gevezelik yapmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi yerlerde kullanmayın; suele rahatsızlık veya alaycı bir ton taşıyabilir. 'Gevezelik etmek' ve 'boş konuşmak' samimi ortamlar için uygundur.
أمثلة
The kids yatter all day in the playground.
Çocuklar bütün gün oyun alanında **gevezelik ediyor**.
Please don't yatter during the movie.
Lütfen film sırasında **gevezelik etmeyin**.
He loves to yatter about football with his friends.
Arkadaşlarıyla futbol hakkında **gevezelik etmeyi** çok seviyor.
They just yattered on for hours at the café.
Onlar kafede saatlerce **gevezelik ettiler**.
She started to yatter about all her weekend plans.
Hafta sonu planlarının hepsinden **gevezelik etmeye** başladı.
Stop yattering on and help me for a second!
**Gevezelik etmeyi** kes de bir saniye bana yardım et!