"wrongdoers" بـTurkish
التعريف
Ahlaki veya yasal olarak yanlış ya da zararlı bir şey yapan kişiler; küçük veya büyük suçları kapsar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi, hukuki veya ciddi ortamlarda kullanılır; 'suçlu'dan daha yumuşak bir ifadedir. Günlük konuşmada nadirdir.
أمثلة
The police arrested the wrongdoers last night.
Polis dün gece **suçluları** yakaladı.
Schools try to teach wrongdoers to change their behavior.
Okullar, **suçluların** davranışlarını değiştirmeyi öğretmeye çalışır.
The law punishes wrongdoers fairly.
Yasa, **suçluları** adilce cezalandırır.
Society shouldn't just lock away all wrongdoers without trying to reform them.
Toplum sadece tüm **suçluları** hapsetmemeli, ıslah etmeye de çalışmalı.
The new policy aims to rehabilitate wrongdoers, not just punish them.
Yeni politika, **suçluları** sadece cezalandırmak değil, onları topluma kazandırmayı hedefliyor.
Even first-time wrongdoers deserve a chance to make things right.
İlk kez **suçlu** olanlar bile, hatalarını düzeltme şansını hak eder.