"withstood" بـTurkish
التعريف
Zor, güçlü ya da tehlikeli bir duruma rağmen zarar görmeden ayakta kalmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle zorluğa, felakete veya baskıya karşı ayakta kalmayı anlatır; 'endured'dan daha dirençli olmayı vurgular.
أمثلة
The old bridge withstood the storm last night.
Eski köprü dün geceki fırtınaya **dayandı**.
She withstood the pain without complaining.
O, acıyı şikayet etmeden **dayandı**.
The building withstood the earthquake.
Bina depremi **dayandı**.
After years of use, my phone has withstood plenty of drops.
Yıllarca kullanımdan sonra telefonum birçok düşmeye **dayandı**.
Her confidence withstood all the criticism from her peers.
Onun özgüveni, arkadaşlarının tüm eleştirilerine **dayandı**.
The fortress has withstood centuries of attacks.
Kale, yüzyıllarca süren saldırılara **dayandı**.