"wiggling" بـTurkish
التعريف
Küçük, hızlı hareketlerle bir yana ya da yukarı aşağı doğru sallanmak veya kıpırdanmak. Genellikle oyuncu ya da huzursuz hareketler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'wiggling' daha çok çocuklar, evcil hayvanlar veya parmak, diş gibi küçük vücut bölümleri için kullanılır. Büyük ya da resmi nesneler için uygun değildir.
أمثلة
The baby is wiggling in her crib.
Bebek beşiğinde **kıpırdanıyor**.
He was wiggling his loose tooth.
Gevşek dişini **oynuyordu**.
The dog keeps wiggling its tail.
Köpek kuyruğunu sürekli **kıpırdatıyor**.
Stop wiggling, I can't get your picture!
Lütfen **kıpırdanmayı** bırak, fotoğrafını çekemiyorum!
My phone fell between the seats, so I'm wiggling my hand to reach it.
Telefonum koltukların arasına düştü, bu yüzden elimi **oynatarak** ulaşmaya çalışıyorum.
She can't sit still—she's always wiggling in her chair.
Yerinde duramıyor—sürekli sandalyede **kıpırdanıyor**.