"white knuckle" بـTurkish
التعريف
Çok heyecanlı, korkutucu veya insanı fazlasıyla geren bir deneyim ya da an.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
‘White knuckle’ deyimi resmî değildir, genellikle büyük heyecan veya korku yaşatan durumlar için söylenir, sıradan endişeler için kullanılmaz.
أمثلة
The roller coaster was a white knuckle experience.
Lunapark treni tam anlamıyla **nefes kesici** bir deneyimdi.
It was a white knuckle ride down the mountain.
Dağdan aşağı inmek tam bir **nefes kesici** yolculuktu.
The movie had several white knuckle moments.
Filmde birkaç tane **nefes kesici** an vardı.
That car chase scene was totally white knuckle from start to finish.
Otomobil kovalamacası baştan sona kadar tamamen **nefes kesiciydi**.
I was having a white knuckle moment waiting for my exam results.
Sınav sonucunu beklerken bende tam bir **nefes kesici** an yaşandı.
The storm turned our boat trip into a white knuckle adventure.
Fırtına, tekne gezimizi tam anlamıyla bir **nefes kesici** maceraya çevirdi.