"wheel and deal" بـTurkish
التعريف
Çoğunlukla akıllıca veya bazen dürüst olmayan yöntemlerle karmaşık iş anlaşmaları yapmak ya da çıkar sağlamak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle iş dünyası veya siyasetle ilgili durumlarda kullanılır. Gündelik pazarlıklarda kullanılmaz. Bazen olumsuz bir anlam taşıyabilir.
أمثلة
He likes to wheel and deal in the business world.
O, iş dünyasında **hileli işler yapmayı** sever.
Some politicians love to wheel and deal to get what they want.
Bazı politikacılar istediklerini elde etmek için **kurnazca anlaşmalar yapmayı** sever.
You can make a lot of money if you know how to wheel and deal.
Eğer **hileli işler yapmayı** biliyorsan çok para kazanabilirsin.
She’s always looking for a chance to wheel and deal at work.
O, işte sürekli **hileli işler yapacak** fırsat arıyor.
When it comes to buying cars, he knows how to wheel and deal.
Araba alırken **hileli işler yapmayı** iyi bilir.
You can't just wheel and deal your way through everything—sometimes you need to play fair.
Her şeyde **hileli işler yapamazsın**—bazen adil davranmak gerekir.