"warm the bench" بـTurkish
التعريف
Bir sporcunun oyuna alınmayıp kenarda yedek olarak beklemesi demektir. Takımda ya da grupta aktif rol verilmeyen kişiler için de mecazi anlamda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle futbol veya basketbol gibi takım sporlarında samimi bir ifade olarak geçer. Grup içinde dışarıda bırakılmış biri için de söylenebilir. Genellikle olumsuz bir anlam taşır.
أمثلة
He had to warm the bench during the whole game.
Bütün maç boyunca **yedek kulübesinde oturmak** zorunda kaldı.
If you don’t practice hard, you will warm the bench next match.
Eğer sıkı çalışmazsan, bir sonraki maçta da **yedek kulübesinde oturmak** zorunda kalırsın.
She doesn’t like to warm the bench; she wants to play.
O **yedek kulübesinde oturmayı** sevmiyor; oynamak istiyor.
It’s tough to keep warming the bench when you know you’re ready to play.
Oynamaya hazır olduğunu bildiğin halde sürekli **yedek kulübesinde oturmak** zor gerçekten zor.
After the coach changed, I didn’t have to warm the bench anymore.
Hoca değiştikten sonra artık **yedekte oturmak** zorunda kalmadım.
He felt like he was just warming the bench at his new job too.
Yeni işimde de kendimi sadece **yedek kulübesinde oturuyormuş** gibi hissettim.