اكتب أي كلمة!

"walk the plank" بـTurkish

tahtada yürümekzorla tehlikeli veya hoş olmayan bir işi yapmak

التعريف

Bir gemide ceza olarak tahtada yürümeye zorlanmak, genellikle korsan hikayelerinde geçer. Mecazi anlamda, birine zorla tehlikeli veya hoş olmayan bir işi yaptırmak için kullanılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

En çok korsan hikayeleri ya da filmlerinde kullanılır. Gündelik konuşmada birine zor iş vermek anlamında esprili veya abartılı olarak geçer; resmî ortamlarda kullanılmaz.

أمثلة

The pirate ordered the prisoner to walk the plank.

Korsan, mahkuma **tahtada yürümesini** emretti.

If you break the rules, you might have to walk the plank.

Kuralları bozarsan **tahtada yürüyebilirsin**.

In the old stories, sailors feared having to walk the plank.

Eski hikayelerde denizciler **tahtada yürümekten** korkarlardı.

Looks like the boss wants me to walk the plank and take the blame this time.

Sanırım patron bu sefer suç bana kalsın diye beni **tahtada yürütmek** istiyor.

Whenever there's bad news, someone has to walk the plank at the meeting.

Kötü haber olduğunda toplantıda birisi mutlaka **tahtada yürümek** zorunda kalır.

Don't worry, no one's actually going to make you walk the plank—it's just a joke!

Endişelenme, kimse seni gerçekten **tahtada yürümeye** zorlamayacak—bu sadece bir şakaydı!