اكتب أي كلمة!

"walk into a trap" بـTurkish

tuzağa düşmek

التعريف

Birisinin planı veya tuzağına fark etmeden yakalanmak, aldatılmak.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Çoğunlukla gerçek bir tuzak değil, hile veya aldatmaca anlatılırken mecaz olarak kullanılır.

أمثلة

He walked into a trap set by the thieves.

Hırsızların kurduğu **tuzağa düştü**.

Don't walk into a trap by giving out your password online.

Çevrim içi şifreni vererek **tuzağa düşme**.

She didn't realize she was about to walk into a trap.

O, **tuzağa düşmek** üzere olduğunun farkında değildi.

I totally walked into a trap—I believed his fake giveaway and got scammed.

Tamamen **tuzağa düştüm**—sahte çekilişe inanıp dolandırıldım.

Be careful, or you might walk into a trap at work if you trust the wrong person.

Dikkatli ol, yanlış kişiye güvenirsen iş yerinde **tuzağa düşebilirsin**.

He acted so innocent that we all walked into his trap without suspecting a thing.

O kadar masum davrandı ki, hepimiz hiç şüphelenmeden **onun tuzağına düştük**.