"volatility" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin hızlı ve öngörülemez şekilde değişme özelliği. Genellikle finans, duygu veya durumların istikrarsızlığını tanımlar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Ekonomi ('market volatility') ve kimyada sıkça kullanılır; iş ve haber dilinde yaygındır. Günlük konuşmada nadirdir. 'violence' veya 'volume' ile karıştırmayın.
أمثلة
The volatility of the stock market makes investing risky.
Borsa piyasasındaki **oynaklık** yatırımı riskli hale getiriyor.
This chemical has high volatility at room temperature.
Bu kimyasalın oda sıcaklığında **oynaklığı** yüksektir.
Political volatility can cause problems for a country.
Siyasi **oynaklık** bir ülke için sorunlara yol açabilir.
Recently, there's been a lot of volatility in cryptocurrency prices.
Son zamanlarda kripto para fiyatlarında çok fazla **oynaklık** var.
Her emotional volatility made it hard to predict how she would react.
Duygusal **oynaklığı** nedeniyle nasıl tepki vereceği tahmin edilemiyordu.
The company's future is uncertain due to the volatility of the global economy.
Küresel ekonomideki **oynaklık** nedeniyle şirketin geleceği belirsiz.