"vigilance" بـTurkish
التعريف
Tehlike veya sorunlardan kaçınmak için sürekli uyanık ve dikkatli olma hali.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Uyanıklık' veya 'tetikte olma' çoğunlukla resmi, güvenlik ya da sağlıkla ilgili durumlardadır; sıradan günlük dikkatle karıştırılmamalıdır.
أمثلة
Police advise extra vigilance during the holiday season.
Polisler, tatil sezonunda ekstra **uyanıklık** tavsiye ediyor.
The new security system increases our vigilance at night.
Yeni güvenlik sistemi, geceleyin bizim **uyanıklığımızı** artırıyor.
Good vigilance can prevent many accidents.
İyi bir **uyanıklık**, birçok kazayı önleyebilir.
Parents must practice constant vigilance with young children near water.
Ebeveynler, küçük çocuklar su yakınında olduğunda sürekli **uyanıklık** göstermelidir.
Cybersecurity requires ever-increasing vigilance as threats evolve online.
Siber güvenlik, tehditler çevrim içi geliştikçe artan **uyanıklık** gerektirir.
She admired his vigilance in catching the mistake before it caused problems.
O, hatayı sorun çıkmadan önce yakalamasındaki **uyanıklığından** dolayı ona hayran kaldı.