"unwillingly" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi istemeyerek veya zorunda kalarak yapmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Zarf olarak kullanılır; çoğunlukla baskı ya da zorunluluktan dolayı yapılan işleri ifade eder. 'Unwillingly agreed' ifadesinde olduğu gibi.
أمثلة
He unwillingly agreed to help us.
Bize yardım etmeye **isteksizce** razı oldu.
She cleaned her room unwillingly.
Odasını **isteksizce** temizledi.
The boy unwillingly apologized to his sister.
Çocuk kız kardeşinden **isteksizce** özür diledi.
He handed over the keys unwillingly, still hoping to keep the car.
Anahtarları hâlâ arabayı tutma umuduyla **isteksizce** teslim etti.
She smiled unwillingly at the bad joke, just to be polite.
Sadece kibar olmak için kötü şakaya **isteksizce** gülümsedi.
I unwillingly gave up my weekend to finish the project.
Projeyi bitirmek için hafta sonumdan **isteksizce** vazgeçtim.