"untouched" بـTurkish
التعريف
Hiç dokunulmamış, değiştirilmemiş veya etkilenmemiş olan.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle dokunulmamış eşyalar, yerler ya da nesneler için kullanılır ('untouched wilderness', 'untouched yemek'). İnsanlar için kullanılmaz.
أمثلة
The cake was left untouched on the table.
Pasta masada **dokunulmamış** olarak kaldı.
Her room remained untouched after she moved out.
O taşındıktan sonra odası **dokunulmamış** kaldı.
The forest is still untouched by humans.
Orman hala insanlar tarafından **el değmemiş** durumda.
The untouched beauty of the island impressed everyone.
Adanın **dokunulmamış** güzelliği herkesi etkiledi.
Hard to believe the old house stood untouched after the storm.
Fırtınadan sonra eski evin **dokunulmamış** durması inanılmaz.
He left the offer untouched; he didn't even consider it.
Teklifi **dokunulmamış** bıraktı; hiç düşünmedi bile.