"unobtainable" بـTurkish
التعريف
Elde edilmesi, ulaşılması imkânsız olan şeyler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hem resmi hem günlük dilde kullanılır; genellikle 'hedef', 'nesne', 'ürün' ile birlikte geçer. 'Unattainable'dan farkı, elde etmek tamamen mümkün olmaması vurgusudur.
أمثلة
The ticket was unobtainable for most people.
Bu bilet çoğu insan için tamamen **ulaşılamaz**dı.
That rare flower is unobtainable in my country.
O nadir çiçek, benim ülkemde **elde edilemez**.
For some, happiness feels unobtainable.
Bazıları için mutluluk **ulaşılamaz** gibi hissettirir.
No matter what I try, that promotion just seems unobtainable.
Ne yaparsam yapayım, o terfi bana tamamen **ulaşılamaz** geliyor.
For years, that luxury bag was totally unobtainable unless you knew someone.
Yıllarca o lüks çanta tamamen **elde edilemez**di, ta ki tanıdık birin yoksa.
Sometimes, the things we want most are the most unobtainable.
Bazen en çok istediğimiz şeyler en **ulaşılamaz** olanlardır.