"uncharacteristic" بـTurkish
التعريف
Birinin ya da bir şeyin alışılmış davranış veya özelliğine uymayan durumları anlatır; beklenmedik veya olağandışı bir davranış olduğunda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmî bir sıfattır, genellikle 'uncharacteristic for/of someone' kalıplarıyla kullanılır. Beklenenin dışında bir durum olduğunda, şaşkınlık veya endişe belirtmek için yaygındır.
أمثلة
It was uncharacteristic of him to be late.
Onun geç kalması **alışılmadık** bir durumdu.
Her silence was uncharacteristic.
Onun sessizliği **alışılmadık**tı.
The cold weather is uncharacteristic for May.
Mayıs ayında soğuk hava **alışılmadık** bir durum.
That was an uncharacteristic outburst from such a calm person.
Böylesine sakin birinden bu **alışılmadık** bir öfke patlamasıydı.
He's acting really uncharacteristic lately, have you noticed?
Son zamanlarda gerçekten çok **alışılmadık** davranıyor, fark ettin mi?
It's uncharacteristic of us to cancel plans last minute.
Bizim için planları son anda iptal etmek **alışılmadık** bir şeydir.