اكتب أي كلمة!

"unbelieving" بـTurkish

inanmayanşüpheci

التعريف

Bir şeye inanmak istemeyen veya şüphe ya da inançsızlık gösteren kimseyi tanımlar. Hem genel anlamda hem de dini inanç anlamında kullanılabilir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Resmî ve edebî dilde sıkça yer alır. 'Unbelieving look' gibi ifadeler, şüpheyle veya inanmamakla ilgili duyguları anlatır. 'Disbelieving'den daha çok duygusal/şüpheci içerik taşır.

أمثلة

She gave him an unbelieving look when he told the story.

O hikâyeyi anlattığında ona **inanmayan** bir bakış attı.

He remained unbelieving even after seeing the evidence.

Kanıtları gördükten sonra bile **inanmayan** kaldı.

The teacher saw the unbelieving faces of the students.

Öğretmen, öğrencilerin **inanmayan** yüzlerini gördü.

I was unbelieving when I heard the news—it just sounded impossible.

Haberi duyduğumda **inanmayan** durumdaydım—bu imkânsız gibi geliyordu.

Her unbelieving tone told me she doubted my story.

Onun **inanmayan** tonu, hikayeme şüpheyle yaklaştığını gösterdi.

It's hard to stay unbelieving when so much proof is in front of you.

Bu kadar çok kanıt varken **inanmayan** kalmak zor.