"unaided" بـTurkish
التعريف
Başkasının yardımı olmadan tek başına bir işi yapmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Biraz resmidir ve genellikle 'yardımsız yürümek', 'yardımsız görmek' gibi fiziksel veya zihinsel eylemlerle kullanılır. Soyut başarılar için tercih edilmez, çoğunlukla fiilden sonra gelir.
أمثلة
She can now walk unaided after her surgery.
Ameliyatından sonra artık **yardımsız** yürüyebiliyor.
The child solved the puzzle unaided.
Çocuk, bulmacayı **kendi başına** çözdü.
Few climbers reach the summit unaided.
Az sayıda dağcı zirveye **yardımsız** ulaşır.
He managed to fix the car unaided even though he isn't a mechanic.
Mekanik olmamasına rağmen arabayı **yardımsız** tamir etmeyi başardı.
The animal survived in the wild unaided for months.
Hayvan, aylarca vahşi doğada **yardımsız** hayatta kaldı.
With time, you’ll be able to complete this task unaided.
Zamanla bu görevi **yardımsız** tamamlayabileceksin.