"typifies" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin ya da grubun ana özelliklerini en iyi şekilde ortaya koyan, tipik bir örneği olmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla yazılı ve analiz ortamlarında resmi olarak kullanılır. 'Davranış' ya da 'stil' gibi konularla birlikte kullanılır. Fiziksel kopyalama anlamına gelmez; tipik özellikleri temsil etmeye yönelik.
أمثلة
This dish typifies traditional Italian cooking.
Bu yemek, geleneksel İtalyan mutfağını **temsilen gösteriyor**.
Her calm voice typifies a good teacher.
Sakin sesi, iyi bir öğretmeni **temsil ediyor**.
This painting typifies the artist's early style.
Bu tablo, sanatçının erken dönem stilini **temsilen gösteriyor**.
Long meetings really typify our office culture.
Uzun toplantılar gerçekten ofis kültürümüzü **tipik örneği olarak gösteriyor**.
Loud laughter typifies his family's gatherings.
Yüksek sesli kahkahalar, ailesinin buluşmalarını **tipik örneği olarak gösteriyor**.
She always helps new students, which typifies her kind nature.
Yeni öğrencilere her zaman yardımcı olması, onun nazik doğasını **tipik örneğiyle gösterir**.