"typecast" بـTurkish
التعريف
Bir aktöre sürekli aynı tür rol verilmesi veya birinin sadece bir şeyi yapabileceği düşünülmesi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Typecast' çoğunlukla oyunculukta olumsuz anlamda kullanılır ve fırsatları sınırlar. Toplumdaki klişelere de işaret edebilir. 'typecast as' ve 'feel typecast' gibi kalıplarıyla karşılaşılır.
أمثلة
He was typecast as the funny best friend in every movie.
Her filmde komik en iyi arkadaş olarak **typecast** edildi.
Sometimes actors feel frustrated when they are typecast.
Bazen oyuncular **typecast** edildiklerinde hayal kırıklığı yaşar.
She hopes not to be typecast after her first big role.
İlk büyük rolünden sonra **typecast** edilmeyeceğini umuyor.
After that villainous part, directors started to typecast him as a bad guy.
O kötü karakter rolünden sonra yönetmenler onu kötü adam olarak **typecast** etmeye başladı.
It’s unfair to typecast someone just because of how they look.
Sadece görüntüsünden dolayı birini **typecast** etmek haksızlıktır.
He finally broke out of being typecast and landed a very different role this year.
Bu yıl sonunda **typecast** durumundan çıktı ve çok farklı bir rol aldı.