"tread on your toes" بـTurkish
التعريف
Birinin sorumluluğuna ya da işine karışıp, onu rahatsız veya alınmış hissettirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmiyetten uzak, samimi ortamlarda sık kullanılır. Gerçekten ayağa basmak değil, 'I didn’t mean to tread on your toes' demek, yanlışlıkla karıştım anlamındadır.
أمثلة
I don't want to tread on your toes, so let me know if you need help.
Senin **alanına girmek** istemiyorum, yardıma ihtiyacın olursa lütfen söyle.
If I tread on your toes, I’m sorry.
Eğer **alanına girdiysem**, özür dilerim.
He didn’t mean to tread on her toes at the meeting.
Toplantıda **onun alanına girmek** istememişti.
Just tell me if I ever tread on your toes—I know this project means a lot to you.
Eğer bir ara **alanına girersem** mutlaka söyle—bu projenin senin için çok önemli olduğunu biliyorum.
He can be sensitive, so be careful not to tread on his toes.
O hassastır, bu yüzden onun **alanına girmemeye** dikkat et.
I didn’t want to tread on your toes, but your team asked me for help.
Senin **alanına girmek** istemedim, ama ekibin benden yardım istedi.