"track down" بـTurkish
التعريف
Birini veya bir şeyi ipuçlarını takip ederek ve araştırarak sonunda bulmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük ve gayriresmî konuşmada kullanılır; insan, kayıp eşya veya bilgi ararken, çaba ve araştırma gerektiğinde sıkça seçilir. Örnek: 'kaynağı izini sürmek', 'şüpheliyi bulup çıkarmak'.
أمثلة
The police worked hard to track down the missing boy.
Polis kaybolan çocuğu **bulup çıkarmak** için çok çalıştı.
I finally tracked down my old friend from college.
Nihayet üniversiteden eski arkadaşımı **bulup çıkardım**.
We need to track down the cause of the problem.
Sorunun nedenini **izini sürmek** zorundayız.
Can you track down where this old photo was taken?
Bu eski fotoğrafın nerede çekildiğini **bulup çıkarabilir misin**?
It took weeks to track down all the paperwork I needed.
İhtiyacım olan tüm evrakları **bulup çıkarmak** haftalarımı aldı.
They finally managed to track down the person who invented it.
Nihayet onu icat eden kişiyi **izini sürerek buldular**.