اكتب أي كلمة!

"titillate" بـTurkish

heyecanlandırmak (hafifçe)ilgisini çekmek

التعريف

Birinin ilgisini veya merakını hafifçe uyandırmak, hoş bir heyecan veya eğlence duygusu yaratmak. Fiziksel veya duygusal olabilir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Resmi veya yarı resmi şeklinde kullanılır; genellikle hafif heyecandan veya merak uyandırmaktan bahseder. 'titillating gossip' gibi ifadelerle sıkça geçer.

أمثلة

The joke was meant to titillate the audience.

Şaka, izleyiciyi **heyecanlandırmak** amacıyla yapıldı.

The story was designed to titillate the reader's imagination.

Hikaye, okuyucunun hayal gücünü **heyecanlandırmak** için tasarlanmıştı.

Certain smells can titillate the senses.

Bazı kokular duyuları **heyecanlandırabilir**.

She likes books that titillate her curiosity.

Merakını **uyandıran** kitapları sever.

Movie trailers are made to titillate and attract viewers.

Film fragmanları, izleyicileri **heyecanlandırmak** ve çekmek için hazırlanır.

Just enough details were revealed to titillate but not spoil the surprise.

Sürprizi bozmayacak kadar ayrıntı verildi, sadece **heyecanlandırmak** için.