"tie up" بـTurkish
التعريف
İp veya benzeriyle bir şeyi ya da birini sıkıca bağlamak; ayrıca birini meşgul ederek başka bir şey yapmasına engel olmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Kelime hem fiziksel bağlamda hem de 'meşgul olmak' anlamında kullanılır. 'I'm tied up' yaygınca 'meşgulüm' demektir. 'tie' (kravat) sözcüğüyle karıştırmayın.
أمثلة
Please tie up the box with this string.
Lütfen kutuyu bu ip ile **bağla**.
I can't help now; I'm tied up with work.
Şu anda yardım edemem; işlerle **meşgulüm**.
The thief tried to tie up the guard.
Hırsız, güvenlik görevlisini **bağlamaya** çalıştı.
Sorry, I'm all tied up this afternoon. Can we talk tomorrow?
Üzgünüm, bu öğleden sonra tamamen **meşgulüm**. Yarın konuşabilir miyiz?
They had to tie up all the loose cables before the event.
Etkinlikten önce tüm gevşek kabloları **bağlamak zorunda kaldılar**.
That big project really tied up our whole team for a week.
O büyük proje gerçekten bütün ekibimizi bir hafta boyunca **meşgul etti**.