"throw yourself into" بـTurkish
التعريف
Bir işe ya da aktiviteye tüm enerjin ve coşkunla başlamak, o şeye tamamen odaklanmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik bir ifadedir, genellikle yeni başlayan iş ya da aktivitelere tutkuyla başlamak anlamında kullanılır. Kelimenin gerçek anlamı değil, mecazi olarak çaba ve ilgi anlatır.
أمثلة
She decided to throw herself into her studies this year.
Bu yıl derslerine **kendini kaptırmaya** karar verdi.
If you throw yourself into exercise, you will soon see results.
Eğer spora **kendini adarsan**, yakında sonuçları göreceksin.
He likes to throw himself into new projects at work.
O, işte yeni projelere **kendini kaptırmayı** sever.
Whenever she starts something, she really throws herself into it.
O, bir şeye başlarken gerçekten **kendini kaptırıyor**.
After moving to a new city, Tom decided to throw himself into making friends.
Tom yeni bir şehre taşınınca arkadaş edinmeye **kendini verdi**.
Feeling bored, she decided to throw herself into volunteering at the animal shelter.
Canı sıkıldığı için hayvan barınağında gönüllü olmaya **kendini adadı**.