"throw back on" بـTurkish
التعريف
Birini bir şeye veya birine, özellikle zor bir durumda başka seçenek kalmadığında, güvenmek zorunda bırakmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmî veya yazılı dilde kullanılır; çoğunlukla edilgen şekliyle ('be thrown back on'). 'resources', 'skills', 'experience' gibi kelimelerle sıkça kullanılır. Seçenek kıtlığı anlamı içerir.
أمثلة
After losing his job, he was thrown back on his savings to survive.
İşini kaybettikten sonra geçinmek için birikimlerine **güvenmek zorunda kaldı**.
When the water supply stopped, people were thrown back on wells and rivers.
Su temini durunca insanlar kuyulara ve nehirlere **güvenmek zorunda kaldı**.
With no family nearby, she was thrown back on her own resources.
Yakında ailesi olmayınca, kendi kaynaklarına **güvenmek zorunda kaldı**.
When the internet went out, we were thrown back on board games for entertainment.
İnternet kesilince eğlence için masa oyunlarına **güvenmek zorunda kaldık**.
During the blackout, everyone was thrown back on candles and flashlights.
Elektrik kesintisi sırasında herkes mum ve el fenerine **güvenmek zorunda kaldı**.
With the car broken, we were thrown back on walking everywhere.
Araba bozulunca her yere **yürüyerek gitmek zorunda kaldık**.