"throng" بـTurkish
التعريف
Bir yere sıkışık şekilde toplanıp kalabalık oluşturmuş çok sayıda insan topluluğu.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha edebi veya resmi bir kelimedir, günlük dilde daha çok 'kalabalık' tercih edilir. Genellikle insanlar için kullanılır, nesnelere veya hayvanlara için değil.
أمثلة
A throng of students waited outside the theater.
Tiyatro dışında bir öğrenci **kalabalığı** bekliyordu.
The tourists faced a throng at the famous monument.
Turistler, ünlü anıtta bir **kalabalık** ile karşılaştı.
Police tried to control the throng during the parade.
Polis, geçit töreni sırasında **kalabalığı** kontrol etmeye çalıştı.
She squeezed through the throng to get a better view.
Daha iyi görmek için **kalabalığın** arasından sıkışarak geçti.
There was a throng of fans waiting for the singer outside the hotel.
Otelde şarkıcıyı bekleyen bir hayran **kalabalığı** vardı.
He disappeared into the throng, making it impossible to follow him.
O, **kalabalığın** içine karışıp izlenemez oldu.