"there's no fool like an old fool" بـTurkish
التعريف
Bu deyim, yaşlıların hata yapmasının gençlere kıyasla daha tuhaf ve utanç verici olduğunu anlatır. Yaşın tecrübe getirmesi beklenir fakat bazen öyle olmaz.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Biraz alaycı ve esprili bir ifadedir. Resmi ortamda değil, yakın sohbetlerde dikkatli kullanılmalıdır.
أمثلة
There's no fool like an old fool when Grandpa buys useless gadgets online.
Dedem internetten işe yaramaz aletler alınca, **ihtiyar budala gibisi yoktur** dedik.
People laughed and whispered, 'There's no fool like an old fool,' after Mr. Lee fell for another scam.
Bay Lee bir kez daha kandırılınca insanlar gülerek, '**ihtiyar budala gibisi yoktur**' diye fısıldadılar.
Mom warned Dad, 'There's no fool like an old fool,' when he trusted the telemarketer.
Babam tele pazarlamacıya inanınca annem uyardı: '**ihtiyar budala gibisi yoktur**'.
You'd think he'd know better by now, but there's no fool like an old fool.
Bunca zamandan sonra hâlâ akıllanmamış; **ihtiyar budala gibisi yoktur**.
After all those years, he still falls for the same tricks—there's no fool like an old fool.
Bunca yıl geçmesine rağmen hâlâ aynı tuzaklara düşüyor—**ihtiyar budala gibisi yoktur**.
My uncle left his job for a get-rich-quick scheme—there's no fool like an old fool, I guess.
Amcam işi bırakıp hızlı zengin olma işine girişti—galiba **ihtiyar budala gibisi yoktur**.