"the odds are against one" بـTurkish
التعريف
Bu ifade, birinin başarılı olma ihtimalinin çok düşük olduğunu, şansın onun yanında olmadığını anlatır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük ve gayriresmî konuşmalarda, zorlu koşulları anlatırken sıkça kullanılır. 'Şans senin yanında değil' gibi benzer ifadeler kullanılır.
أمثلة
The odds are against her, but she keeps trying to win the race.
**Şans onun aleyhinde**, ama o yarışı kazanmak için denemeye devam ediyor.
The odds are against us finding the lost dog in the storm.
Fırtınada kaybolan köpeği bulma konusunda **şansımız aleyhimize**, ama deniyoruz.
He knows the odds are against him, but he will not give up.
**Şansın onun aleyhinde** olduğunu biliyor ama vazgeçmiyor.
I knew the odds were against me, but I took the risk anyway.
**Şansım aleyhimde olduğunu** biliyordum ama yine de riske girdim.
When the odds are against you, it takes real courage to keep going.
**Şans sana karşıysa**, devam etmek gerçek cesaret ister.
Don't let it bother you if the odds are against you—surprises happen all the time.
**Şansın sana karşı olması** seni üzmesin—her zaman sürprizler olabilir.