"that's the thing" بـTurkish
التعريف
Bu ifade, bir konuşmada en önemli noktayı ya da asıl meseleyi vurgulamak için kullanılır. Genellikle bir şeyi neden zor ya da farklı olduğunu açıklamadan önce söylenir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük konuşmada yaygındır, asıl noktayı söylemeden önce bir duraklama ile kullanılabilir. Özellikle işleri zorlaştıran nedenleri anlatırken sıkça kullanılır.
أمثلة
That's the thing—I can't go because I have work.
**İşte mesele bu**—gidemem çünkü işim var.
He seems nice, but that's the thing—we don't really know him.
O iyi görünüyor ama **işte mesele bu**—onu aslında pek tanımıyoruz.
That's the thing about cats—they can be very independent.
Kedilerde **asıl mesele bu**—çok bağımsız olabiliyorlar.
I'd love to travel more, but that's the thing—I can't afford it right now.
Daha çok seyahat etmek isterdim ama **işte mesele bu**—şu an maddi gücüm yok.
Everyone thinks it's easy, but that's the thing—it's actually really complicated.
Herkes bunun kolay olduğunu düşünüyor ama **işte mesele bu**—aslında gerçekten çok karmaşık.
You want to help, but that's the thing—sometimes there isn't much you can do.
Yardım etmek istiyorsun ama **işte mesele bu**—bazen yapacak bir şey olmuyor.