"tempestuous" بـTurkish
التعريف
Şiddetli duygularla veya fırtınalı olaylarla dolu bir durumu anlatan, genelde yazılı dilde karşılaşılan bir sözcüktür.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok edebi ve resmi bağlamda kullanılır. Duygusal fırtınalar veya kaotik ortamları belirtmek için uygundur. Günlük konuşmalarda nadirdir. 'Temporary' (geçici) ile karıştırmayın.
أمثلة
They had a tempestuous marriage, full of arguments.
Onların evliliği **fırtınalı**, sürekli tartışmalarla doluydu.
The sea was tempestuous during the storm.
Fırtına sırasında deniz **fırtınalı**ydı.
Her tempestuous emotions surprised everyone at the party.
Partide onun **çalkantılı** duyguları herkesi şaşırttı.
That band became famous for their tempestuous backstage fights.
O grup, **fırtınalı** kulis kavgalarıyla ün kazandı.
The politician's tempestuous speech divided the audience.
O politikacının **fırtınalı** konuşması izleyiciyi böldü.
Their tempestuous friendship was exhausting but exciting.
Onların **fırtınalı** dostluğu yorucuydu ama heyecan vericiydi.